| Medya Haberleri |
| 08:44 - TÖRENDE İSTİKLAL MARŞI OKUTULMADI |
| 00:09 - VALİ OLMANIN ŞARTI |
| 23:37 - BUDRDUR VALİSİ İBRAHİM ÖZÇİMEN ABDULLAH GÜL ZİYARETİNDE BURDUR HALKININ GÖSTERDİĞİ İLGİYE TEŞEKKÜR |
| |||
|
| |||
|
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, gazete genel yayın yönetmenleri ve haber ajanslarının üst düzey yöneticileri ile bir araya geldi. 'Medya Duyarlılığı İstişare Toplantısı'na Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da katıldı. Terör olaylarının medyada yer alış biçimiyle ilgili medya yöneticileri ile görüş alışverişinde bulunan Beşir Atalay, haberlerin verilişinde duyarlılık istedi. Atalay, "Terörle ilgili konularda yazılı basınımızda yeni bir anlayış ve denetim mekanizması geliştirilmesi doğru olacaktır. Terör örgütü, terörle propagandasını yapar. Terör ne kadar şiddetli olursa propaganda o nispette güçlü oluyor. İnsanların acılarının derinliği; acziyeti medyada ne kadar görülürse o derece propaganda oluyor. Eylemlerle tedirginliğin artmasını istiyorlar. Buna meydan vermemeye çalıştık. Bu konuda hepimiz yardımlaşma içinde olmalıyız." ifadelerini kullandı. Beşir Atalay, konuşmasında şehit cenazelerindeki provokatif eylemlere de değindi. Atalay, "Şehit cenazeleri giderek bir kurgu haline geldi. Bir gösteri yeri haline geldi. Kimlerin bunu suistimal ettiğini biliyoruz. Bu konuların politika malzemesi yapılmasını hoş karşılamıyoruz." diye konuştu. Demokratik açılım sürecinde çeşitli engellerle karşılaştıklarını anlatan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: "En büyük darbeyi o dönemde adı DTP olan BDP vurdu. İlk görüşmem Ahmet Türk'le olmuştu. Meşru zeminde muhatabımız olmasını istedik. Ancak insanları otobüslerle Habur'a topladılar. CHP de başta çok istekliydi. Sayın Baykal'la görüştüm. Başlangıçta çok yakın yardımlaşma desteği içindeydi. BDP muhatabız derse önemseriz." Atalay, demokratik açılım sürecini istismar eden partilerin toplumsal desteğinin düştüğünü kaydetti. Güvenlik ve özgürlükler arasında bir denge olduğunu vurguladı. Şöyle konuştu: "Tarih gösteriyor ki denge bozulduğunda kaybeden hep açık toplum olmuş, özgürlükler olmuş. Biz güvenlik pahasına da olsa özgürlüklere en ufak bir kısıtlama getirmedik. Buna özen gösterdik. Terör ve şiddet demokrasinin düşmanı olmuştur. Dönemimizde demokratik alanı genişlettik. Demokratik süreci hızlandırdık." demokratik AÇILIM DEVAM EDECEK Hükümet olarak demokratik açılım sürecine devam edeceklerini kaydeden Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu sorun mutlaka çözülecek. Toplumsal ve terör boyutuyla çözülecek. Demokratik ve insanî yöntemlerle meseleye eğiliyoruz. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı bünyesinde deneyimli bir kadro oluşturuyoruz. Diyanet teşkilatının bu konuda önemli çalışmaları var. Bölgedeki dinî önderler önemli. Diyanet bölgede geniş çaplı bir çalışma yaptı. Rapor hazırladı. Bu konuda ezberleri bozduk. Örgütün istismar zeminini sonuna kadar kurutma amacımız var. Bir terör arşivimiz, hafızamız oluşuyor. Kardeşlik ve bütünlük sağlansın diye uğraşıyoruz." ZAMAN | |||